OTİAD Başkanı İlker Karataş: “Durgunlukta pazarlama ve reklam bütçeleri kısılmamalı”

OTİAD Baskani_İlker_Karatas

OTİAD Başkanı İlker Karataş

Zor zamanlarda insanın kendisine yapacağı en büyük iyilik, duygusallığa kapılmadan, olayları soğukkanlılıkla ve gerçekçi bir şekilde ele almaktır. Yüz yüze kaldığımız tablo iç karartıcı dahi olsa karşılaşılan zorluğu aşmak ve bir sonraki adımın yönünü belirlemek için bu gereklidir. Mevcut durumun tüm yönleriyle ele alınması ve doğru bir şekilde analiz edilmesi, çıkış yolu için üretilecek çözümleri de beraberinde getirecektir.

Bildiğiniz üzere, 2014 yılında Türkiye’nin toplam ihracatı yüzde 4 artışla 157 milyar 622 milyon dolar oldu; bunun da 28,5 milyar dolarlık kısmını hazır giyim ve tekstil sektörü sağladı. 2014 yılında Osmanbey’den yapılan ihracat ise 1 milyar 667 milyon 971 bin dolar olarak kayıtlara geçti. Hedeflenen artışın bir iki puan gerisinde kalsa da bir önceki yılın ihracat rakamlarının üzerine çıkılmış olduğunun altını çizmek gerek.

Fakat, 2015’in ilk ayının ihracat rakamları biraz düşündürücü. Genel ihracat rakamlarında, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,8 düşüş var. Ocak ayında Türkiye’nin genel hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 12,29 gerileyerek 1 milyar 391 milyon 624 bin olurken; tekstil ve hammaddeleri de yüzde 15,33 gibi bir düşüşle 650 milyon 150 bin dolar oldu. Keza Osmanbey’in aylık ihracatına baktığımızda da yüzde 17,8’lik bir düşüş göze çarpıyor. 2014 yılının Ocak ayında Kağıthane-Şişli bölgesinden yapılan ihracat 127 milyon 467 bin 200 dolar iken; 2015’in Ocak ayında bu rakam 104 milyon 751 bin dolar olarak kayıtlara geçti.

Dönemsel ve geçici olduğunu temenni ettiğim bu tablo karşısında hemen demoralize olup, kendimizi geri çekmek veya beklemek bizde neredeyse refleks haline gelmiş. Tabi ki harcamalarımızı gözden geçirip, yeni stratejiler belirleyeceğiz, fakat uzmanlara göre böyle dönemlerde işletmelerin yapabileceği en iyi şey bu değil! Ekonomik durgunluk zamanlarında pazarlama ve reklam bütçelerini kısmak yerine, doğru mecralarda etkili iletişim biçimlerine yönelmek, talep yaratacak yeni ürünler geliştirmek çok daha kazançlı bir yöntem. Böyle dönemlerde yapılan tanıtım faaliyetlerinin, sanılanın aksine çok etkili ve güçlü olduğu, uzun vadeli sadık müşteriler edinmede yardımcı olduğu biliniyor. En iyi bilinen örnek Beko, 1994 yılında krize rağmen reklam yatırımlarına hız vererek pazar payında müthiş bir artış elde etti. Koton ise 2008 ekonomik krizinde, içe kapanmak yerine hem ürün gamını yeniledi hem de reklam ve pazarlama çalışmalarına devam ederek yüzde 42’lik bir büyüme elde etti.

Aynı şey, küçük ve orta ölçekli işletmeler için de geçerli. Çok daha esnek hareket edebilme kabiliyetinde olduğuna inandığım Osmanbey firmalarının, bu tür durgunluk dönemlerinde bekleme veya geri çekilme refleksinden kurtulup, satın almayı tetikleyecek ürünler geliştirerek, pazarı ve pazarlama faaliyetlerini çeşitlendirecek bir çaba içinde olması geleceğimiz açısından hayati önem taşıyor. Çıtayı düşürmek yerine, özellikle tasarım kabiliyetimizi kullanarak gelişen ekonomilerde üst segment alıcıları hedef almalıyız diye düşünüyorum. Dünya pazarı çok büyük ve Osmanbey için henüz keşfedilecek yeni yerler, kurulacak yeni dostluklar var. Bekleyip görmek yerine, gidip görmenin tam vaktidir.

http://www.otiad.org.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=862:otiad-ykb-ilker-karatas-90-sayi-ilk-soz&catid=48:baskandan&Itemid=284

Sağlıcakla kalın.

İlker KARATAŞ
OTİAD Yönetim Kurulu Başkanı

İlginizi Çekecek Diğer Haberler

Share this post:

Related Posts

Comments are closed.