‘Kur’ artışı hazır giyimin kimyasını bozdu

Servet Yıldırım/Milliyet: Perakende sektörünün önde gelen 3 ismiyle buluştuk, hazır giyimin durumunu konuştuk. Türkiye genelinde 35 bin firmada çalışan yarım milyon insanın ve yakınlarının geleceğinden söz ettik. Gördük ki, çok zor bir dönemden geçiyorlar. Sektör son 1-2 yıl içinde neredeyse akla gelebilecek ve gelemeyecek bütün şokları yaşadı. Karlılığını kaybetti, finansal itibarı zedelendi.

İşin aritmetiği 2016 başındaki asgari ücret artışı ile iyice bozulmuş. Emek yoğun bir sektör olan hazır giyimde, işgücünün toplam maliyetler içindeki payı diğer birçok sektöre göre daha yüksek. Bu yüzde istihdam üzerinde artan yükleri hazır giyimciler fazlasıyla hissetmiş.

Vahap Küçük’e göre “2016 başındaki asgari ücret artışından sonra maliyetler arttı, fiyat tutturmak iyice zorlaştı.”

Türkiye pahalı ülke haline geldi, bizden doğan boşluğu Bangladeş, Mısır ve Çin gibi ülkeler doldurmaya başladı. Bu arada Çinliler işgücünün hala ucuz olduğu Orta Afrika’yı keşfettiler; know-how’larını ve sermayelerini koyarak buraları üretim üssüne çevirdiler.

Artış geçici mi?

Artan sadece işgücü maliyeti değil, bir de girdi maliyetleri var. Astarından telasına, vatkasından yününe kadar birçok önemli girdi ithal ediliyor. Bakmayın dünyanın en büyük 8’inci pamuk üreticisi olduğumuza, bazen pamuk bile dışarıdan geliyor.

TL’deki değer kaybı girdi maliyetlerini yüzde 20 artırdı. Kur artışına hep “Geçicidir, nasıl olsa bir süre sonra normale döner” diye bakıldı ama Yalçın Ayaydın’ın dediği gibi “Kur artışı hazır giyim firmalarının kimyasını bozdu.”

Neredeyse yüzde 70’i döviz cinsinden olan dükkan kiraları TL’nin sert değer kaybı ile bir anda arttı, özellikle AVM’lerde. Bir “kira kavgası” başladı. Kiraları TL’ye döndürmek ve indirmek için sıkı pazarlıklar yapıldı, halen de sürüyor. Bazı yerli AVM’ler TL’ye dönmeye ve indirime başladılar ama özellikle yabancı ortaklı AVM’ler bu talebe çok da sıcak bakmıyorlar. Çünkü Türkiye’deki yatırımları yapmak için yurtdışındaki bankalardan aldıkları krediler ve yurtdışından getirip koydukları sermayeler döviz cinsi. Kira kavgasında arayışlar devam ediyor çünkü çözüm bulunamazsa tüm ekosistem zarar görecek. Konuştuğum AVM’ciler durumun farkında. Şu anda ülkede faal durumda 379 AVM var. 2016’da tek haneli büyüyebildiler, 100 milyar liralık bir ciro ile yılı kapattılar. 2017’de ise en iyimser tahminle yüzde 10’luk bir ciro artışı mümkün görünüyor. Yoksa Abdullah Kiğılı’ın dediği gibi “AVM denizi bitti” mi?

Hazır giyimciler kârlılık sorunu yaşıyorlar. Maliyetler arttı ama fiyatları aynı oranda artıramadılar, kar marjlarından yemeye başladılar. Enflasyon son bir yılda yüzde 9.22 artarken giyim ve ayakkabıda bunun yarısından bile az, yüzde 3.66’ydı. Krizlerin alışıldık manzarasıdır bu. Bu tür krizler aynı zamanda ihracata, yurtdışında mağazalaşmaya yönelişi hızlandırır, çünkü son dalgada görüldü ki markalı ihracatı olan firmalar kur şokunu bertaraf edebildi.

Desteklemek gerekiyor

Ve son dönemin en büyük sorunu ise terör. Sektörün duayeni Abdullah Kiğılı durumu “Ben 50 yıllık iş hayatımda 2017’nin Ocak ayı gibi bir ay daha görmedim” diyerek özetliyor.

Şimdi ise onarım zamanı olmalı. Artan maliyetler, durgun talep, kaybolan rekabet avantajı doğrudan ve dolaylı olarak bu sektörden ekmek yiyen 2 milyonun üzerindeki insanı tehdit ediyor. Böylesi dönemlerde hazır giyim gibi istihdam yaratan sektörleri desteklemek gerekiyor.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/yazarlar/servet-yildirim/-kur-artisi-hazir-giyimin-2394623/

İlginizi Çekecek Diğer Haberler

Share this post:

Related Posts

Leave a Comment