Tekstilde maliyet kalemlerindeki artış %35’i aştı

2018 ağustosunda başlayan kur artışı ve ardından işçilik ve enerji maliyetlerindeki yükseliş, tekstildeki maliyetleri yüzde 35-40 oranında arttırdı.

Firmalar bu artışın bir kısmını-yüzde 15 civarlarında- satış fiyatına yansıtsa da yeterli olamıyor. Maliyetlerin artması üretimi pahalı hale getirirken dış pazarlarda rekabetçi olmayı zorlaştırdı. Bunun yansımalarını ihracat rakamlarındaki düşüşte görüyoruz.

Bu yılın ilk iki ayına ait rakamlar işlerin iyi gitmediğinin sinyallerini veriyor. Tekstil ve hammaddeleri ihracatı 2018’in Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6.6 oranında azaldı. Hazır giyim ve konfeksiyon ihracatı ise aynı dönemde yanlızca yüzde 0.2 oranında artabildi. Yani yerinde saydı. Tekstil makine ithalatında ise ciddi  düşüş var. Bu sektörde yatırımların yavaşladığının göstergesi.

Tekstil ve hazır giyim sanayilerine yön veren sektörel kurumlar, her ne kadar 2019’dan umutlu olsalar da bunu destekleyecek emareler henüz yok.  Sanayici düşük kâr marjıyla satıyor. Hesapta olmayan maliyetler, bu  kârı alıp götürüyor.

Finans sorunları çok fazla

Yatırım ve ihracat için gerekli olan finansmana ulaşmak zorlaştı. Faizler çok yüksek seyrediyor. Enerji, işçilik, kira, ulaşım vb. maliyetlerin enflasyonla artması üretimi zorlaştırmakta, rekabeti zayıflatmakdır.

Tekstil ve konfeksiyon sektörünün en önemli sorunlarından birisi de firmaların öz kaynak yetersizliğidir. Firmaların borç yükü yüksek olduğu için ekonomik krizlerden daha fazla etkilenmektedir. Sektördeki firmaların % 80’den fazlasının KOBİ niteliğinde olması ve öz sermayelerinin rakiplerine göre yetersiz kalması yeni teknolojileri uygulamaya koymalarını ve tesis modernizasyonuna gitmelerini zorlaştırmaktadır.

 

 

Share this post:

Related Posts

Leave a Comment